|
Zincir
başarısı
Yurt dışında okumuş ya da çalışmış genç işadamları
"işletme hakkı satma" anlamına gelen "franchising"i
İzmir'de geliştirdi.
Sistem, belli bir ürünü çok noktada ucuza sattırmayı amaçlıyor. İzmir'deki
girişimcilerin üçü de gıda, alanında faaliyet gösteriyor.
 Ülkemizde
özellikle son 5 yılda yaygınlaşmaya başlayan "Franchising",
küçük işletmelerin yayılmasını ve güven içinde kazanç elde
etmesini sağlayan bir pazarlama sistemi.
"Büyük bir işletmenin koruyuculuğunda kendi adına iş
yapmak" anlamına gelen sistemde girişimci, ücret ödeyerek işletme
hakkını ana işletmeden satın alır. Böylece küçük firma, konusunda
ün yapmış bir işletmenin ismi altında faaliyet göstererek azami kar
sağlama olanağını elde ederken, ana işletme de pazarını genişletir.
Ana işletme, küçük işletmeleri düzenli biçimde denetleyerek ürün
standartlarının bozulmamasına özen gösterir, sapma olduğunda, işletme
hakkını kullandırmaktan vazgeçibilir. Buna karşılık herhangi bir
nedenle küçük işletmenin başarısızlığı durumunda, ana işletme
desteğini sürdürür. Ana işletmenin deneyimlerinden, gizli
bilgilerinden, ekipmanlarından yararlanan küçük işletme, eğitim
programlarına katılma olanağına da sahiptir. Bütün bunlara karşılık,
satışlarının belli bir yüzdesini komisyon olarak öder.
1'den 50 şubeye
Franchising sisteminin Türkiye'deki ilk uygulayacıları genelde belli
bir süre yurt dışında kalmış genç Türk işadamları. İzmir'de bu
sistemden gıda analında yararlanan üç büyük firma var: Pizza Pizza,
Özsüt ve Bolulu Hasan Usta. Türkiye için yeni iş kolu olan
"franchising"i Pizza Pizza'nın sahibi Abbas Türker'e anlattırdık.
1995'te, zincirin ilk halkasını oluşturan Kıbrıs Şehitleri
Caddesi'ndeki o pek de büyük olmayan pizzacı dükkanı, bir pizza
fabrikası yaratmış. Her gün önünde uzun kuyrukların oluştuğu ilk
şubede, müşteriler adeta sokaklara taşıyordu. Çünkü Pizza Pizza'nın
pizzaları lezzetli ve ucuzdu. Bugün İzmir ve Ege'nin yanı sıra; İstanbul,
Konya ve Eskişehir'de, 50'den fazla "Pizza Pizza" şubesi var.
Takım işi
Abbas Türker, "Türk halkı bu sistemle yeni tanıştı. Bunun
getirdiği bazı büyük sorumluluklar var. Franchising tam bir takım işi.
Bayiliği alan işletme ve merkez arasında sürekli bir iletişim olması
şart. Bayilik almak isteyenler önce bizimle görüşür. Başvuru
formunda, "12 saat ayakta durabilir misiniz?", "Devamlı güler
yüzlü olabilir misiniz?" gibi ilginç sorular vardır. Onlara 45 gün
eğitim veririz. Örneğin, aşçısı işten çıktığında yönetici aşçılık
yapabilmeli, kasiyeri ayrıldığında kasada durabilmeli, garsonu ayrıldığında
garsonluk yapabilmelidur. Bunlar sağlandığında, başarısızlığın
imkansız olduğunu düşünüyorum" diye anlatıyor sistemi.
Türker, Kıbrıs Şehitleri'ndeki ilk dükkanı açtığında aklında böyle
bir düşüncenin olmadığını ama olayların kendisini bu yöne doğru
taşıdığını söylüyor. O sadece bir pizza dükkanı olsun istemiş.
Ancak halktan gelen yoğun talebi de görmezden gelmemiş. Başarılı
olacağına inanmış ve bu yolda yürümeye karar vermiş.
Kanada'da öğrendi
Türker, Kanada'da yıllarca karın tokluğuna ve çok güç koşullar altında
çalışıp 10 yıl yaşadıktan sonra, "Pizza işini öğrendim. Türkiye'de
daha rahat yaşarım" deyip İzmir'e yerleşmiş. Kanada'daki ilk işleri
arasında, karda kışta araba yıkamak, paspasçılık, bulaşıkcılık
var. O sayede alt yapısı sağlam olmuş ve mutfakta yetişmiş. Gerektiğinde
rutubetli depolarda uyumuş. Sonunda kendi dükkanını açmış. Titizliği
yüzünden sabahın üç buçuğunda masanın üzerindeki lekeyi silmek için
dükkana geri döndüğü olmuş. "Ortaokul mezunuyum. Disiplinli çalışır,
dürüst davranırım" diyor.
Pizza Pizza'nın en önemli özelliği pizza ve özel mönü fiyatlarının
çok ekonomik oluşu... 1.5 milyon liraya, karnınız tıka basa doyuyor.
Hatta bazı dönemlerde, promosyonlarla fiyatlar daha aşağılara düşebiliyor.
Türker bunu şöyle açıklıyor: "Biz yüzde 15 civarı bir kar
marjıyla çalışırız. Fakat zaman zaman bunu yüzde 2-3'lere
indiririz. Bunun iki önemli nedeni var; müşterinin alışkanlığını
kaybetmesini önlemek ve müşterilerimizi bir şekilde ödüllendirmek. Günümüzde
müşteri memnuniyeti çok önemli."
Yeni bir zincir
Abbas Türker'e göre, önümüzdeki dönemlerde Türkiye'de Pizza Pizza
kutusunun girmediği şehir ve kasaba kalmayacak. "Amacımız şube
sayımızı 300'e çıkarmak." diyen ve 4 ay önce de 'Pizza One' adında
yeni bir zincirin ilk halkalarını oluşturan Türker, "Pizza One'da
tavuk ciğeri gibi yeni ürünleri de mönülerimize ekledik. Önümüzdeki
günlerde Pizza One'da fast food ürünleri de olacak. Tavuklu sandwich,
tost gibi... Biraz da diyet yapanları düşünmek lazım" diyor.
Gözünüzün
içi parlıyorsa satış destekçisi olun.
Marketlerde
belli ürünlerin satışını artırmayı amaçlayan satış destek
hizmeti, hem iş kolu hem de meslek olarak hızla gelişti.
Bu alandaki şirketler binlerce genç kıza iş verdi. Aranan özellikler;
güleryüz, konuşkanlık, özüven ve içi parlayan gözler.
 Büyük
perakendecilik, küreselleşme ortamında, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de
de, son dönemlerde en hızlı gelişmeyi sağlayan iş kolu ve
mesleklerden biri.
Büyük perakendecilikteki hızlı gelişme doğal olarak yan sektörlerde
de hareketlenmeye, büyümeye yol açıyor. Yansıma sadece üretime değil,
hizmete dönük de olabiliyor. Örneğin satış destek, güvenlik ve
temizlik gibi hizmetlerde son 10 yılda büyük gelişmeler yapandı. Satış
destek hizmetlerini İzmir'in bu alanda faaliyet gösteren kuruluşlarından
TAR Ajansın Sahibi ve Genel Müdürü Erol Hülagu ile konuştuk.
Anadolu'ya da yayıldı
Hülagu iş kolu ve gelişimine ilişkin izlenimlerini şöyle naklediyor:
"10 yıl önce önce başladığımız hizmet günümüzde 'Satış
Destek Sistemi'ne dönüşmüştür. Sektör o yıllarda ürün üzerine
hediye bandajı yapıştırarak satış artışı sağlarken bugün
bilimsel alt yapı desteği vermektedir. Market zincirleriyle Anadolu'ya
da yayılmaktadır.
Örneğin genel merkezi İzmir'de olan şirketimizin, İç Anadolu Bölgesi'ni
kontrol eden Ankara Bölge Müdürlüğü Ofisi, Antalya, Adana gibi bölgelerde
de yöresel süpervisörleri bulunmaktadır. Genel merkez ve Ankara
ofisimiz, elemanların işe alınmaları, teorik ve uygulamalı eğitimlerinin
verilmesi ve iş verimlerinin artırılması gibi konularla
ilgilenmektedir. Satış destek yöneticisi kadromuz da, motivasyon ve sağlıklı
iletişim açısından özel danışmanlık şirketlerinden eğitim alarak
elemanlara yansıtmaktadır.
90'lı yıllarda hızlanan satış destek hizmetlerinde amaç; perakendeci
olarak isimlendirilen market, süpermarket, hipermarket gibi satış
noktalarında en iyi tanzimi yaparak, müşterilerin ürüne kolaylıkla
ulaşabilmesini ve satın almasını sağlamaktır.
Ayrıca tüketiciye yönelik afişleme ve vb. çalışmalar da yapıyoruz.
Örneğin Castrol kampanyasında 55 ildeki, 80 sanayi sitesinde, 650 satış
noktasında afişleme ve stand uygulaması yapılarak "Çekiliş
Kampanya" duyuruları organize ettik. Bunun gibi, ülkemizde 5 adet
olan birebir ölçülerde, hareket edebilen Milka ineklerinin 4 yıldır
tamir, bakım ve şehirlerarası nakliyelerini sağladık. Marketlerde,
anlaşmalı olduğumuz şirketlerin ürünlerine, sepet, kasa önü, kule
gibi ikinci ve üçüncü satış noktaları kurarak satış artırdığımız
gibi market sahiplerine de ekstra kazanç sağlamış olduk. Aslında işimiz
de, malın müşteriye biribir tanıtımı ve marketçiye o üründen nasıl
daha fazla kazanç sağlayabileceğinin öğretilmesi oluyor."
2000 kişiye iş
Erol Hülagu, TAR Ajans'ın aynı zamanda Bir "Tüm Hizmet Ajansı"
olduğunu anımsatarak sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Reklam şirketi olarak satış artırabileceğini söyleyen ajans çoktur.
Ancak belli bir yüzde ile garantileyen yoktur. Biz, sistemimizi uygulayan
şirketlere böyle bir garantiyi verebiliyoruz. Halen Türkiye'nin hemen
her ilinde toplam 250'nin üzerinde satış ve satış destek elemanı ve
bu hizmetler için şirketlere kiraladığımız 40 kadar araçla çalışmalarımızı
sürdürüyoruz. Sektördeki toplam eleman sayısı da 2000 dolaylarında
tahmin ediliyor."
Hülagu'nun bu noktaya kadar anlattıklarıyla konuyu bir "iş"
olarak verdik. Erol Hülagu, meslek olarak satış destekçiliği de şöyle
anlatıyor:
"Eleman alırken biz özellikle tecrübesiz olanları tercih ediyoruz
ki, öğrenmesi gerekenleri ilkelerimiz doğrultusunda öğretebilelim.
İşimizde insan faktörü çok önemli. Çalışan elemanlarımızla,
birebir ilgilenen süpervizörlerimiz, şeflerimiz, satış elemanlarımız
var. Geniş bir denetim kadrosuna sahibiz. Tüm çalışmalarımızı
raporlayan bilgisayar departmanımız ve aktivitelerimizi fotoğraflayan
kadrolu fotoğraf elemanlarımız da daima iş başında.
Güleryüz ön koşul
İşimiz, güleryüzlü, konuşkan, kendine güvenen ve gözlerinin içi
parlayan, 18 ile 25 yaş arasındaki tüm bayanlara açık. Onlara şunları
öneriyoruz:
-
Eğitim programlarını can kulağıyla izleyip kendinizi iyi yetiştirin,
-
Öğrettiklerimizi iyi kullanın,
-
Çalışmalarınızı en iyi şekilde gerçekleştirin ve yükselmeyi
hedefleyin,
-
İki yıldan fazla aynı seviyede kalmayın!
Son kural konusunda çok hassasız. Eğer eleman özel bir neden yokken 3.
yılında ilerleme kaydedip terfi etmemiş yahut transfer olmamışsa o
elemanın başka iş alanına geçmesine sağlarız.
Bu prensip doğrultusunda kurulduğumuz günden bu yana 3 binin üzerinde
kişiye yeni iş imkanı sağladık. Birçok eski elemanımız şimdi çok
iyi şirketlerde üst düzeyde çalışıyor ve bize teşekkür ediyor.
Ülkemizin çalışan, çalıştığını gösteren, kendine ve çevresine
fayda sağlayan, şükretmesini de bilen, güleryüzlü insanlara ihtiyacı
var. Hepimizin görevi gençlere bu ilkeleri öğretmek, onlara yeni iş
imkanları sağlamak ve doğruları göstermek olmalı." |