Kullanıcı
  Şifre
        
Üye Ol

    ANASAYFA         FİRMALAR         FİRMA ARAMA         HİZMETLERİMİZ         REKLAM         BİZ KİMİZ         İLETİŞİM    
 300.000 FİRMA KAYDI



 Üyelik Merkezi
 Ücretsiz Üyelik »
 Ticaret Merkezi
 Mal ve İş Talepleri
 Seri İlanlar
 İhaleler
 Fuar ve Etkinlikler
 Duyurular
 2. El Pazarı
 Kampanyalar
 Açık arttırmalar
 Üye Firmalar
 Genel
 Sektörler
 İller
 Vergi Takvimi
 Tarihte Bugün
 Yaşam Rehberi
 Ticari Bilgi Merkezi
 Hakkımızda
 Reklam
 Biz Kimiz
 İletişim
 Almanya Rehberi
 Konsolosluk
 Hastane ve Klinikler
 Askerlik
TURKADRES MİNİ ANKET

Siteyi Tavsiye Et
  Kimden :
  E-mail :

Bültene üye ol
  E-mail :




Bilgisayar teknolojisindeki hızlı gelişme ile insan şifresinin düşünülenden 10 yıl önce çözülmesi, tıp öğrenimi gören gençlere sayısız yeni meslek yaratacak

Genetik çağı


Anımsayacaksınız, ABD Başkanı Bill Clinton ile İngiltere Başbakanı Tony Blair geçenlerde aynı anda basın açıklaması yaparak, insan genetik şifresinin çözüldüğünü tüm dünyaya ilan ettiler. Dünya günlerce bu konuyu tartıştı. Bu bir devrimdi... ve yaşam süremizden başlamak üzere hayatımızdaki çok şeyi değiştirecekti.

Prof. Dr. Derya ErçalGenetik, o açıklamadan önce de, sadece insan sağlığında değil, tarımda da yükselen iş ve meslekler yaratmış bir alandı. 2000'lere damgasını vuran genetik bilimi ortaya sayısız meslek çıkarıyor, çok geniş çalışma alanları yaratıyor. Ayrıca tıp ve tarımdaki ilerlemelere ışık tutuyor.
Tıpta genetik konusunu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda Genetik Ünite'nin sorumlusu olarak görev yapan Prof. Dr. Derya Erçal'la konuştuk.

Sosyal boyutu
tartışılmalı

1991'den beri genetik ünitesinin başında bulunan, eğitim ve hasta hizmetleri veren Erçal şöyle diyor:

"Genetikle ilgili araştırmalar aslında 1800'lere kadar uzanır, ancak 1980'lerden beri önemli gelişmeler yaşanıyor. İlk bilgilerden doğrudan hastalıklara yönelik yararlanıldı. Bu konuda pozitif yönde düşünürsek önümüzde büyük ufukların açıldığını söyleyebiliriz. Ancak bilgilerin kötü amaçlı kullanımı da söz konusu olabilir. Pek çok ülkede yasal düzenlemelere gidiliyor. Bilim adamlarının buldukları olgular, ülkelerin sosyal kurumlarında tartışılıyor.
Bizde de yasa ve yönetmelikler bir an önce düzenlenmeli.

Erken teşhis
çok önemli

Tıptaki bilgilerin büyük kısmı 10 yılda bir yenilenip 5 yılda bir değişiyor. Bilgilerin yığıldığını düşünürsek, önümüzdeki yıllarda gelişmeler çok daha kısa bir sürede yaşanacak. Bu ilerlemenin en önemli sonuçlardan biri de "doğum öncesi hastalıkların erken tanısı" olacak.
Prof. Dr. Erçal bu konuda, "Böylece, hastalıklı nesillerin dünyaya gelmesini önlenmiş olur. Örneğin talasemi (Daha çok Akdeniz ülkelerinde görülen bir kansızlık türü) hastası olan bir çocuğun 20 yaşına kadarki tedavisini ele alalım... 20 yıllık bu tedavinin gideri, 20-30 elemanla çalışan tam donanımlı bir genetik kliniğinin 3 yıllık personel ve malzeme giderine eşittir. Cenin daha ana rahmine düşmeden, tohum düzeyindeyken, erken teşhis koyarsanız bu, inançlar bakımından da daha kolay kabul edilir. Uzun vadede ise, mevcut bozuk yapıyı yok etmek yerine gen tedavileriyle genler düzeltilebilir ve kadınların sağlam çocuk sahibi olmaları sağlanabilir. Eğer yine de gözden kaçan bir hata olmuşsa, bebek doğduktan sonra yapılabilecek bir gen nakli ile hastalık giderilebilir ki bu, 1990'lardan beri 'bağışıklık eksikliği'denen hastalığın tedavisinde kullanılıyor."

Organ naklinin
önü açılacak

Genetikteki ilerlemeler organ naklindeki "organın hastaya uyumu" konusunda da son derece umut verici. Organ nakli konusunda en büyük sorun kişilerin bünyelerine uygun organın bulunması. Ancak genetikteki gelişmeler, yeni organ yapımına da yardımcı olacak. Böbrek, kalp kapağı, karaciğer gibi...

Erçal, gelişmelerin "Farmako" (ilaç) genetiğini de gündeme getirdiğini söylüyor. İlaç yapımında, yakın zamana kadar hayvanlardan elde edilen hormonlardan yararlanılıyordu. Ancak bu, kişide bir süre sonra karşıt reaksiyon (alerji de diyebiliriz) yaratıyordu. Bu hormonlardaki şifreler çözüldükçe, tedavilerden çok daha iyi sonuç alınmaya başlandı."


"Altın Pirinç"
kader değiştiriyor

Çevreciler tarımda genetiğe karşı çıkıyordu. Green Peace'in "Golden Rice" adlı pirinç tohumunu desteklemesi yeni bir dönemi başlattı.

Transgenik tohumculuğun yanı sıra, ekolojik tarımın da kalifiye elemana ihtiyaç yaratması, ziraat mühendislerinin önünü açtı.

Genetik bilmi tabii ki sadece insan sağlığıyla ilgilenmiyor. Tarımda da dünya bu konuda yıllardır çok önemli atılımlara sahne olmakta. Özellikle son dönemlerin gelişmelerine mesleki açıdan bakıldığında, konunun ilgilileri "ziraat mühendislerinin kaderi değişiyor" yorumunu yapıyor.

Bunun nedeni biyoteknolojinin tarımda kullanılmasının yanı sıra, ekolojik ve organik tarım ürünlerine dönük taleplerin artması ve tarımda artık kalifiye elemana daha çok ihtiyaç duyulması.

Örneğin Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden bazı öğretim üyeleri, part-time'a geçip organik tarım konusunda serbest çalışmaya başladılar. Bu arada, yine aynı fakültenin bir öğretim üyesi tarafından, İzmir'de transgenik tohum üreterek büyük iş yapan bir firma kuruldu. Ancak bu firma, muhtemelen ticari kaygılarla görüşme taleplerimizi yanıtsız bıraktı.

Pamuktaki denemeler
Bu arada İzmir Teknopark A.Ş. de, pamukta atılım peşinde. Şirket, yine E.Ü. Ziraat Fakültesi'nin uzmanları aracılığıyla ve Alman şirketi Rapunzel'le birlikte Gölmarmara'da renkli pamuk üretim denemeleri sürdürüyor. Girişim "Türkiye'yi tekstilde yeni bir platforma taşıyabilecek kadar önemli" şeklinde tanımlanıyor. Güçbirliği'nin de uzun elyaflı pamuk ürettirme çabaları sürüyor.

Tarımda genetik bu yıl Brüksel'de yapılan bir bilimsel toplantıya kadar çevrecilerin karşı çıktıkları bir konuydu. Bu toplantıda şemsiye bir anda tersine döndü. Burada dünyanın en fazla eylem gerçekleştiren çevreci örgütü Green Peace, transgenik bir pirinç tohumuna destek verdi. İsviçreli bir profesör tarafından geliştirilen "Golden Rice / Altın Pirinç" adlı tohumun özelliği, ürünün normalden daha fazla A vitamini ve ayrıca birtakım artı değerler ihtiva etmesi.

Çin de genetik tohum dağıttı.
Örgüt yetkilileri "Biz biyoteknolijileri beslenme açığı açısından destekleriz. Karşı çıktığımız nokta, çokuluslu şirketlerin transgenik tohumlarla haksız kazanç elde etmeleri, fakir ülkeleri sömürmeleriydi." dediler. Golden Rice projesini bazı başka çevreci örgütler de destekledi.

Bu arada Çin Hükümeti de çiftçisine önemli miktarlarda transgenik pirinç ve soya tohumu dağıtmaya başladı. 

ONLİNE VİTRİN

GÜNÜN FİRMASI
Firma Adı
KÜÇÜKOĞLU MAKİNE İNŞ.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ
Ünvanı
LTD.ŞTİ
Sektör
İnşaat
Telefon
2323438325

Turkadres.com bir hizmetidir. © 1999 - 2008