|
21.
yüzyılın en geçerli mesleği Sermayesiz
iş yazılımcılık
Bilgisayarların hayatımızdaki yeri genişledikçe, bilgisayar
programcılığı da giderek daha cazip bir meslek ve iş kolu haline
geliyor.
Bilgisayarların
kullanım alanlarının her geçen gün genişlemesi, internetin yaygınlaşması
ve yaygınlaşmaya paralel olarak ticaretin yavaş yavaş sanal ortama
kaymasıyla birlikte, yazılıma olan ihtiyaç da artıyor.
Sadece bundan 10 yıl öncesine gidelim. Bilgisayarların kullanım
alanları günümüzle kıyaslanmayacak kadar sınırlıydı. Kişisel
bilgisayarlar yok denecek kadar azdı. Fakat son 10 yılda bilgisayar
kullanımı katlanarak büyüdü. Bilgisayarlar çok kısa zamanda, çok
büyük işler yapar hale geldi.
Sermayesi
"beyin"
Hal
böyle olunca da, bilgisayar programcılığı, yani "yazılımcılık"
günümüzün yükselen mesleklerinden biri, belki de en önemlisi
haline geldi. Üstelik bu alan sermaye olarak, makina, araç, gereç
vb'den çok insan beynini kullandığı için dünyanın her yanında sürpriz
çıkışların yaşandığı bir iş kaynağı oluşturdu.
Örneğin 1 milyar dolaylarındaki nüfusunun büyük çoğunluğu
fakirlik sınırının altında yaşayan Hindistan, yazılım programları
ihracatından yılda 2 milyar dolarlık getiri sağlamaya başladı. Üstelik
gidip görenler, bütün dünyaya ihraç edilen yazılım programlarının
hazırlandığı yerlerin sefil halini anlata anlata bitiremiyorlar.
İzmir'de de yükselen bu mesleğe ciddi bir yöneliş ve çeşitli arayışlar
var.
Yazılımcılığı bir bilgisayar sistemleri şirketi olan Ege Porcan'ın
Endüstriyel Projeler Grup Lideri Seçkin Karabacakoğlu'yla görüştük.
Kendisinden, öncelikle mesleğin bu günkü durumunu anlatmasını
istedik.
Çok
yol katettik
Karabacakoğlu şu değerlendirmeyi yaptı:
"Mesleğimi öğrendiklerinde; 'çok iyi', 'süper', 'tam çağımızın
mesleği' gibi şeyler söylüyorlar. Herkesin hemfikir olduğu nokta
bu. Yine de, sanırım pek az kişinin bu konuda yeterli bilgisi var.
Açıkçası bilgisayar programcılığını kazandığım ilk yıllarda,
hatta bölümde öğrenciyken bile zaman zaman (Ne işim var benim
burada?) dediğim oldu. Zaten bu işe daha çok teknolojik cihazlara
olan merakım nedeniyle girmiştim. 1990'da Ege Üniversitesi Bilgisayar
Programcılığı'nı bitirdiğimde, bizim bölümde bile birkaç tane
kişisel bilgisayar vardı. Doğrusu, mesleğimin günün birinde bu
kadar favori olacağı aklıma bile gelmedi.
O dönemde bilgisayarlar sadece çok büyük firmalarda kullanılıyordu.
Bilgisayarların donanım olarak kapasiteleri arttıkça, yazılım
olarak bizim yapabileceğimiz şeyler de arttı. Gelişen teknolojiye
paralel olarak programlar daha komplike hale geldi; bilgisayarın işlevleri
çoğaldı. Önceleri firmalar bilgisayarı sadece muhasebe, stok takibi
gibi, hesaplamalara ilişkin konularda kullanılırken, şu an hazırlanan
ticari programlarda kişilerin fotoğrafları, satış analizleri gibi
detaylar da yer alıyor. Özetlemek gerekirse, yazılım konusunda Türkiye
çok yol katetti, oldukça iyi bir duruma geldi."
İç
mimarlık gibi
Karabacakoğlu'na, bir yazılımın nasıl bir süreçte ortaya çıktığını
soruyorum... "Bu iş, bir binanın iç dizaynını yapmaya
benziyor. Örneğin bir evin kabasını yaptınız. Sıra evin içini döşemeye
geliyor. Ancak bu noktada, mimara elinizdeki tüm malzemeyi detaylı
olarak anlatmanız, neye ihtiyacınız olduğunu açık olarak
belirtmeniz gerekiyor" diyor.
Yazılım olayı ya paket program ya da proje bazında programlar şeklinde
gerçekleştiriliyor. Ege Porcan daha çok proje bazında program yapıyor.
Öncelikle program isteyen firmaların, programı hangi amaçla
kullanacakları saptanıyor ki buna "analiz aşaması"
deniyor. İhtiyaçları belirlemek üzere projeyi kullanacak müşteriyle
bir toplantı yapılıyor. Seçkin Karabacakoğlu, analiz aşamasının,
yazılımın en önemli ve çok zaman alan kısmı olduğunu söylüyor.
Toplantının ardından, firmaların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda
bir "tasarım raporu" çıkarılıyor. Tasarım raporu müşteriye
iletilerek, onayına sunuluyor. Raporun onaylanmasından sonra ise,
ikinci aşama olan "kodlama"ya başlanıyor. Ardından pilot
uygulama ve eğitim aşamaları geliyor. Müşteri böylece sisteme geçmiş
oluyor.
Dışa
açılma
Seçkin Karabacakoğlu'na, yurt dışına paket ya da proje bazında
program ihraç edip etmideklerini sorduğumda, şöyle diyor:
"Aslında, Türkiye yurt dışına program ihraç edebilecek duruma
geldi. Bilgisayarın donanımını yapabilecek bir firma olmamasına rağmen,
yazılım konusunda başarılı olan birçok firma var. Zaman zaman yurt
dışına projeler yaptığımız da oldu. Örneğin Colgate için bir
çalışma yapmıştık. Rusya ve Romanya, gibi ülkelerin ihtiyaçlarını
yakalayabildiğimiz zaman, dışa açılma konusunda önemli adımlar
atabileceğimize inanıyorum. Ama yurt dışıyla ilişkiler kopuk olduğu
için, ihtiyacı yakalamakta güçlük çekiyoruz.
Web
sayfası tasarımcılığı
"Yüzyılın
mucizevi buluşu" diye adlandırılan internette ticaret yapan
siteler, ziyaretçilerini kaçırmamak ve yenilerini çekebilmek için
artık yeni bir meslekten yardım alıyor: Web sayfası tasarımcılığı...
Internetin yaygınlaşmasıyla birlikte Türkiye'de de, web sayfası
tasarımı konusunda profeyonellere olan ihtiyaç giderek artıyor.
Geçen yıl internet üzerinden yapılan satışlar Avrupa'da 1 milyar
dolara ulaştı. Bu rakamın 2001'de 30 milyar dolara çıkması
bekleniyor. Çünkü internet kullanıcılarının sayısı da patlama
şeklinde yükseliyor. Web tasarımcılığı; fazla sermaye
gerektirmeyen, tasarımcının hayal gücüne ve yaratıcılığına bağlı
bir iş olduğu için, günümüzde bu işi yapanlar profosyonel tasarım
şirketlerine girmek yerine, kendi işlerini kurma yoluna gidiyorlar. Bu
da, hem web tasarımı piyasasını kalitesizleştiriyor hem de uzman kişilere
duyulan açığı artırıyor.
Türkiye'de henüz bu alanda yüksek öğretim veren bir okul yok. Dolayısıyla,
bu işi yapanların çoğu tasarımı kendi olanaklarıyla öğrenerek
yapanlar.
Genç
yazılımcıya atılım fırsatı
DEÜ Mühendislik Fakültesi binalarında kurulan yazılım teknoparkında,
gençler proje grupları oluşturup yazılımda başarıyı yakalamaya
çalışıyor.
Projelerine
E-TEX adını veren grup, elektronik ticaret ve sanal mankenlerle üç
boyutlu sanal defileyi hedef alan çalışmayı sonuçlandırmak üzere.
İzmir
Teknopark Anonim Şirketi, genç girişimcilere, Dokuz Eylül Üniversitesi
desteğinde, yazılım konusunda atılım yapmalarını sağlamak üzere
büyük olanak tanıyor.
DEÜ'nün Ege Üniversitesi Kampüsü'nde bulunan Mühendislik Fakültesi
binalarında bir "Yazılım Geliştirme Merkezi" kuruldu.
Merkezde yaşları 20-25 arasında değişen elektronikçi ve yazılımcılar,
önce proje grubu oluşturup bir konuya yoğunlaşıyorlar, sonra şirket
kurup faaliyetlerini sürdürüyorlar. Böylece daha işe başlarken şirket
kurmanın getireceği maddi manevi yükümlülükleri aşmış, projede
belli bir noktaya ulaştıktan sonra da şirket kurmak.
Merkezde halen bazıları şirketleşmiş 7 genç girişimci grubu değişik
projeler üzerinde çalışıyor.
Elektronik
tekstil projesi
Biz bunlardan Bilgisayar Mühendisi Mustafa Kasap liderliğinde çalışmalarını
sürdüren ve kendilerine Electronic Textile'ın açılımı olarak
"E-TEX" adını veren grubun çalışmalarını gözledik.
E-TEX grubunun hedefi, gelecekte tekstil programcılığında dünya ile
yarışacak bir şirket haline gelmek.
Mustafa Kasap'ın verdiği bilgiye göre E-TEX halen şu çalışmaları
yürütüyor:
-
Internette elektronik ticaret. Her türlü tekstil ürününün
elektronik ortamda alım satımını yapmak.
-
Firma ve şirketlere özel, cari hesap, stok ve fatura otomasyon
programları hazırlamak.
-
Üç boyutlu tekstil-konfeksiyen tasarım programları hazırlamak.
Mustafa Kasap özellikle, üç boyutlu tekstil-konfeksiyon tasarım
programı konusunda iddialı ve ümitli olduklarını belirterek şunları
söylüyor:
Sanal
mankenle sanal defile
"Dünyada bu programı üretme olanağına sahip şirket sayısı
çok az. Türkiye'de ise bildiğimiz kadarıyla bu şansa sadece biz
sahibiz. Programın içeriği bilgisayar üzerinde her türlü çizimi
ve kesimi yaptıktan sonra, diğer bir bilgisayar aracığılıyla hazırlanan
ürünün bir mankene giydirilmesi ve o mankenin de bu ürünü ekranda
isteyenlere canlı imişcesine üç boyutlu olarak sunması. Bu çalışma
sonucu bir yıl içinde toplam 450 bin dolarlık satışı hedef seçmiş
durumdayız. Programımızla yakın gelecekte Türk tekstil ve
konfeksiyon sanayiine çok önemli hizmetler vereceğimize inanıyoruz."
E-TEX Proje Grubu'nun internet adresi şöyle: (http://ygm.dev.edv.tr)
Yazılım yeni bin yılın en geçerli mesleği. Dokuz Eylül Üniversitesi
ve İzmir Teknopark A.Ş.'nin desteğiyle sanal dünyada ticari yolculuğa
çıkan gençlere "yolunuz açık olsun"
|