Kullanıcı
  Şifre
        
Üye Ol

    ANASAYFA         FİRMALAR         FİRMA ARAMA         HİZMETLERİMİZ         REKLAM         BİZ KİMİZ         İLETİŞİM    
 300.000 FİRMA KAYDI



 Üyelik Merkezi
 Ücretsiz Üyelik »
 Ticaret Merkezi
 Mal ve İş Talepleri
 Seri İlanlar
 İhaleler
 Fuar ve Etkinlikler
 Duyurular
 2. El Pazarı
 Kampanyalar
 Açık arttırmalar
 Üye Firmalar
 Genel
 Sektörler
 İller
 Vergi Takvimi
 Tarihte Bugün
 Yaşam Rehberi
 Ticari Bilgi Merkezi
 Hakkımızda
 Reklam
 Biz Kimiz
 İletişim
 Almanya Rehberi
 Konsolosluk
 Hastane ve Klinikler
 Askerlik
TURKADRES MİNİ ANKET

Siteyi Tavsiye Et
  Kimden :
  E-mail :

Bültene üye ol
  E-mail :




Cep telefonları işportada

Çankaya'daki Bitpazarı, yakın zamana kadar, dükkanlarında dahi eski elbiselerin, ayakkabıların satıldığı bir çarşıydı. Son birkaç yılda büyük değişim geçirdi ve çağa ayak uydurdu.

Eskiciler artık, minik tezgahlarda telefon satıyor. Yalnız, çalıntı mala dikkat edilmesi gerekiyorlar

Her gün yolumuz farklı meslek alanlarının sokaklarına düşüyor. Kimi zaman karşımıza globalleşmenin getirdiği, hatta günümüz koşullarının zorunlu kıldığı yeni alanlar çıkıyor; kimi gün de "eski köye, yeni adetler" geliyor.

Özellikle son iki- üç yıldır, cep telefonsuz yaşayamaz olduk. Her yaştan yüzbinlerce insan bir an önce cep telefonu edinmenin yolunu arıyor. Üstelik öyle sıradan, herhangi bir telefonla da yetinmiyoruz. Yok zarif olacak, yok minik olup her yere sığacak, vesaire...

Anlayacağınız, zamanla bu teknoloji harikasının kulu, kölesi olmaya başladık. Artık bizim onu kullandığımız dönem bitti, o bizi kullanmaya başladı.

Hal böyle olunca, cep telefonu satan bir sektörün doğması ve son hızla ilerlemesi de kaçınılmazdı. Hatta iş bununla da kalmadı. Rengarenk kapakların, değişik modeldeki telefon kılıflarının üretildiği bir de cep telefonu yan sanayii gelişti. Bugünkü konumuz Bitpazarı'ndaki cep telefonu işportacıları.

Rekabet büyük
Engin Yağlıdere ve arkadaşı Bahri Balıkçı sokağın işportacılarından ikisi. Yağlıdere yaptıkları işi şöyle anlatıyor:

"Biz burada her türlü cep telefonu hizmetini sunuyoruz. Hat açılışı, onarım-bakım, satış. Hatta renkli kapak bile satıyoruz. Zaten bizim bağlı olduğumuz bayiler var. Ayrıca takas da yapıyoruz; insanlar ikinci el telefonlarını getirip, üzerine biraz para vererek daha iyisini alıyorlar."
"Neden tezgahta, neden işporta?" diye soruyorum.

Engin Yağlıdere ve arkadaşı sorumu bir ağızdan yanıtlıyor:
"Dikkatinizi çektiyse, bu civarda eski giyecek, ev eşyası satan tüm mağazalar işlerini değiştirip cep telefonu satmaya başladı. Çoğu kişi tabiiki dükkanları tercih ediyor ama yine de cep telefonu olayı çok popüler olduğu bize de çorba parası çıkıyor."

"Satışlarınız nasıl gidiyor" diyorum "belli bir müşteri potansiyeliniz var mı?"
"Bu aralar satışlar biraz durdu. Ama yine de günde 3-4 telefon satıyoruz" diye yanıtlayıp ekliyor: "Satışların azalmasının nedeni, cep telefonu fiyatlarının yüzde 35 ile 40 arasında düşmesi!"

10 milyondan
250 milyona

Engin Yağlıdere tezgahındaki telefon fiyatlarının ne civarda olduğunu soruyorum. Bir de telefon fiyatlarındaki düşüşü nasıl yorumladığını...

"Bizdeki en ucuz telefon Motorolla D 460, 10 milyon lira. Nokia'nın 71.10 serisiyse en pahalı olanı, 250 milyon lira. Ericson 6.28'ler 20 milyon, 6.88'lerse 35 milyondan alıcı buluyor. Telefon fiyatlarındaki düşüşe gelince, önceleri ithalatçılar bu işi yüksek kar marjıyla yapıyorlardı. Yani aşırı kazanç söz konusuydu. Piyasaya birçok marka girdi, promosyonlar başladı. Acayip rekabet var. Satışlar eskisi gibi değil. Pastanın dilim sayısı arttıkça, dilimler inceldi."

Engin Yağlıdere ve Bahri Balıkçı, tezgahtan cep telefonu alanları bir konuda uyarıyorlar: "Telefonun arkasında yazan Ime numarasına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bu numaralar adeta, telefonların trafik plakaları gibi. Örneğin bir hırsızlık olayı olduğunda, çalınan telefon ancak bu şekilde bulunabiliyor."

"Bazıları buralarda, tezgahta satılan telefonların çalıntı olduğunu düşünüyor. Hatta polis baskınlar düzenledi. Sizse bu konuda son derece özenli davrandığızı söylüyorsunuz. Telefon hırsızları konusunda önlem olarak, neler yapıyorsunuz?" diye soruyorum.

Engin Yağlıdere, "Öncelikle bize telefon getiren kişilerin nüfus cüzdanı fotokopisi, adres ve telefonlarını alıyoruz. Bu bile, hırsızlar için caydırı oluyor. Ayrıca telefonların seri numaralarını da bilgisayardan kontrol ediyoruz. Birkaç kez polise hırsız teslim ettik. Yine de sokaktan telefon alırken dikkatli olmak gerekli" diyor.


TEZGAHTAKİ ÇAĞDAŞLIK
Pazarlarda da kredi kartlı satış başladı

Önceleri sadece belli başlı mağazalarda kullanılabilen kredi kartları artık bazı pazar yerlerinde de geçiyor. Uygulamayı başlatan satıcılar hayatlarından memnun.

Bostanlı Pazarı'na girer girmez, dikkatimizi çeken ilk şey, sebze-meyve satılan bölümün, giyecek satılan bölüme kıyasla neredeyse "boş" oluşuydu. Bir tarafta önleri kalabalık giyecek tezgahları, diğer tarafta sadece birkaç kişi.

Üstelik giyecek satan tezgahlar yavaş yavaş boşalmaya başlamış bile. Çünkü "pazar kültürü"nü kapmış uyanıklar, sabah 8.30'larda gelip en güzel malları bitiriyorlar. Yani, burada "sona kalan, dona kalıyor".

Mecburiyetten
Aradığımız tezgahı buluyoruz sonunda. Pazarcı kredi kartıyla t-shirt satıyor. Adını soruyorum... "Sadık Gürsoy" diyor, bir yandan da o kalabalıkta kendisine fiyat soranlara yanıt yetiştiriyor. 30 yaşındaki Sadık Gürsoy, gazeteci olduğumuzu öğrenince kalabalıktan izin isteyip, bize birkaç dakikasını ayırıyor. "Pazarda kredi kartı uygulaması nasıl gidiyor?" diye soruyorum.

"Artık kredi kartı kabul etmeden satış yapamaz olduk. Biz de çağa ayak uyduruyoruz yani. Bostanlı'nın müşterisi kaliteli maldan anlıyor. Bizdeki mallar marka olduğu için, biraz daha pahalı. Müşteriye kolaylık olsun diye de kredi kartı kullanmaya başladık" diyor.

O kalabalıkta tezgahların arasında yürümeye çalışırken, "Allahını seven yağmalasın!", "Siz yağmalayın, ben toplarım!" sesleriye irkiliyorum. Bir de bakıyorum, genç bir satıcı, kendine özgü sloganlarıyla pantolon satıyor. İçimden "böylesini de görmedim" derken, kaşla göz arasında bana da bir tane satıyor. Bunları nereden getirdiğini soruyorum. "İstanbul'dan sizin için getirdim" diyor espriyle. Tam uyanık... Meslek sırrını vermemeye çalışıyor.

Kadınlar, kızlar artık alışmış, ulu orta yerde pantolonları deniyorlar. Genç bir kıza soruyorum, "zor olmuyor mu böyle denemek?" diye, "Yok biz alıştık. Zaten pazarcılar da alıştı. Bazılarının kabini var. Olmayanlar da, hep aynı yerde olduklarından değiştirme yapıyorlar. Ben garanti olsun diye deniyorum" diyor.

Piyango!
Muhabbetimize kulak kabartan uyanık pazarcı, "Bedenini bulana piyango vuruyor" şeklinde değiştiriyor sloganını. Ben de, bir pantolan daha almamak için ağır ağır uzaklaşıyorum yanlarından.


Spotçular da iş değiştirdi
Tüm İzmirliler bilir Bitpazarı'nı. İkinci el giyeceklerin, saatlerin satıldığı bu sokaklar, eski özelliğini yitiriyor. Çünkü Bitpazarı'ndaki satıcılar da, müthiş bir hızla büyüyen cep telefonu patlamasından, pay almak istiyorlar. Bitpazarı'nın çağa ayak uydurmuş satıcıları, tezgahlarında artık son model Ericsonlar, Nokialar satar oldular. Eski-yeni, ucuz-pahalı, modern-demode tezatlarının yaşandığı Bitpazarı'nda herkes dev pastadan bir dilim kapmanın yolunu arıyor. Ara sokaklardaki eskici dükkanları, hatta spotçular tek tek kapanıyor, cep telefonu işine geçiliyor.

ONLİNE VİTRİN

GÜNÜN FİRMASI
Firma Adı
KÜÇÜKOĞLU MAKİNE İNŞ.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ
Ünvanı
LTD.ŞTİ
Sektör
İnşaat
Telefon
2323438325

Turkadres.com bir hizmetidir. © 1999 - 2008