Özel
güvenlik yasa bekliyor
Son
dönemlerde ülkemizde en hızlı gelişen sektörlerden birini de özel
güvenlik oluşturuyor. Terörün etkisi ve yeni uygulamaların yarattığı
gereklilikle, sektör giderek daha büyük bir iş ve istihdam alanı
haline geliyor. Ancak işlevini yitirmiş bir yasanın hala yürürlükte
olması, gelişimi zorlaştırıyor. Sorumsuz bazı kişiler, çeşitli
çarpıklıklar yaratıyor. Ciddi firmalar, Meclis'ten yasanın bir an
önce çıkarılmasını istiyor.
Özel
güvenlik hizmetleri de, son dönemlerin yükselen iş ve mesleklerinden
biri. Yakın geçmişe kadar sayıları çok az olan özel güvenlik görevlilerine
bugün neredeyse her büyük firma ve iş yerinde rastlıyoruz.
Sadece özel firmalar değil, belediyeler ve diğer bazı resmi kuruluşlar
da, kah terörist faaliyetlerin zorlaması, kah adi suçlara karşı güvenliği
sağlamak için güvenlik birim ve kadroları oluşturuyorlar.
Bizim üzerinde duracağımız konu tabii ki özel güvenlik. Çünkü
ülkemizde özel güvenlik şirketlerinin sayısı da, son birkaç yılda
hızla arttı. Sektör, yarattığı istihdam olanaklarıyla, ülkenin
en büyük sorunlarından biri olan işsizlik için de merhem oluşturdu.
Konuya ilişkin bilgi edinmek üzere İzmir'de bu alanda uzun süredir
hizmet vermekte olan, kentin ilk özel güvenlik şirketi "Şafak Güvenlik"in
sahibi Gürsel Hancı ile görüştük.
Önce
Amerikalılara
Gürsel Hancı, bu işe bundan tam 13 yıl önce Amerikan Hava
Kuvvetleri'nin İzmir'deki birimlerine hizmet vererek başlamış.
Teklif de karşı taraftan gelmiş. Amerikalı bir dostu, Hancı'ya; PX,
hastane, kreş ve okulların güvenliğini sağlamak üzere açılan
ihaleye katılmasını önermiş. Eğitiminin bir bölümünü
Amerika'da yapan Hancı, bu iş konusunda iyi kötü bir fikre sahipmiş,
teklifi kabul etmiş ve ihaleyi kazanmış. Giderek de işini büyütmüş.
Şimdi "Bunun bir organizasyon işi olduğunu düşündüm ve kabul
ettim. Eğitimimin bir kısmını da Amerika'da yaptığım için, işin
ne kadar sistemli yürütüldüğünü biliyordum." diyor.
Yasa
sorunu
Türkiye'de pek çok iş dalı gibi özel güvenlik konusunda da
yeterli yasal dayanak henüz yük. Gürsel Hancı'ya yasal boşluk hakkındaki
düşüncelerini soruyorum. Şöyle diyor:
"Özel güvenliğin bir an önce yasal prosedüre bağlanması
gerekli. Çünkü çok önceleri çıkarılan 2495 Sayılı Yasa artık
işlevini yitirmiş durumda. Bu yasaya göre; yıkılması, sabote
edilmesi, bombalanması, durdurulması Türk iktisadiyatına zarar
verebilecek nitelikteki resmi ve sivil kuruluşlar, isterlerse kendi bünyeleri
içinde güvenlik birimi kurabilir ve bu iş için silah alabilirler.
Fakat burada sözü edilen kuruluşlar, demir yolları, hava meydanları
ve rafineriler gibi büyük kuruluşlar. Bunlar kendi bünyeleri içinde
güvenlik örgütü kurabiliyorlar. Ama yasa küçük tesisler için çok
ağır hükümleri olan bir yasa. Oysa, günümüzün koşulları çok
daha küçük kuruluşlarda da özel güvenlik birimleri kurulmasını
gerektiriyor. Bu durumda, özel güvenlik yasasının bir an önce
hayata geçirilmesi şart."
Haksız
rekabet
Gürsel Hancı, yasal boşluğun pek çok sakınca yarattığını,
ayrıca sektörde haksız rekabete de yol açtığını söylüyor ve
bunu şöyle açıklıyor:
"Güvenlik, fazla sermaye gerektirmeyen bir sektör. Durum böyle
olunca, maalesef bazı kişiler konuyu istismar ediyor. Yasalara uymayıp,
sigortasız eleman çalıştırıyorlar, bayram, mesai ve gece çalışma
ücretlerini ödemiyorlar, kıdem tazminatı yükümlülükleri olmuyor.
Böylece maliyet düşürüp hizmet isteyen firmalara düşük teklif
verebiliyorlar. Bu da, yasal sorumluluklarını yerine getiren ciddi
firmaları zor durumda bırakıyor."
Sektöre duyulan ihtiyaç gün geçtikçe arttığı için yasanın bir
an önce çıkarılması gereğini tekrar tekrar vurgulayan Hancı, bir
başka sıkıntıyı da eleman alırken yaşadıklarını söyleyip şöyle
izah ediyor:
"Eleman seçerken çok dikkatli davranmamız gerekli. Daima detaylı
araştırma yapmaya çalışıyoruz ama yasal boşluk yüzünden polis
araştırması yapamıyoruz. O yüzden daha çok bünyemizdeki elemanların
tanıdıklarını tercih ediyoruz. Bu soruna da çözüm getirilmesi
gerekli."
Çalışanlar
Güvenlik şirketlerinde çalışabilmek için en az orta okul
mezunu ve askerliğini yapmış olmak gerekiyor. Adaylar önce yazılı
sınavdan geçiriliyor. Mülakatla işe kabul edildikten sonra da eğitim
görüyorlar. Şafak Güvenlik'te bu konuda görevli iki öğretmen var.
Eğitimde Amerika'dan getirilen kasetlerden de yararlanılıyor. Teorik
eğitimin ardından elemanlar yapacakları işin türüne göre işyeri
eğitiminden geçiriliyor.
Eleman seçme, elemanı işe göre eğitmenin yanı sıra, yapılması
gereken en önemli şeylerden biri de yerinde kontrol. Şirket bu amaçla
24 saat faal olan bir telsiz ağı oluşturmuş. Ayrıca çoğunlukla
emekli astsubayların amirliğindeki kontrol ekipleri var. Ekipler
gerekirse aksaklıkları anında ve yerinde gideriyorlar.
Yükselen iş ve meslek olarak özel güvenlik, yasası çıkarsa çok
daha fazla yükselecek, bu kesin.
Batı'da
yasal dayanak var
Amerika
Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en güçlü özel güvenlik
şirketlerine sahip ülkesi. Burada sektörün varlığı uzun yıllardır
devlet tarafından da kabul edilmiş durumda. Her eyaletin kendine göre
bir yasası, bazı standartları var. Hatta güvenlik şirketlerinden
bazıları silah bile bulundurabiliyor.
Amerika'daki şirketler hava meydanlarından, zırhlı araçla kıymetli
taş, maden, para, çek-senet ve banka taşıma hizmetlerine, konser ve
tesislerin güvenliğine kadar birçok konuda, uzun süreden beri yasal
olarak hizmet veriyor.
Türkiye'deki
girişim
Ankara ve İstanbul'daki 7-8 güvenlik şirketinin kurduğu dernek Türkiye'nin
de özel güvenlik yasasına kavuşması için çaba sarfediyor. Dernek
hazırlattığı yasa taslağının Meclis komisyonlardan geçmesini sağladı.
Taslak Meclis gündemine alınma sırasını bekliyor. Yasa yürürlüğe
girdikten sonra sadece şartlara uyan şirketler bu alanda hizmet
verebilecek.
Yabancılar
da "yasa" istiyor
Türkiye'de
özel güvenlik hizmetlerine duyulan ihtiyacın giderek büyümesi
yabancı güvenlik şirketlerinin de dikkatini çekmeye başladı.
Yabancılar, Türkiye'deki şirketlerle birleşmeyi düşünüyorlar.
Çünkü pazar hayli büyük. Yasa çıktığı zaman, güvenlik
hizmetleri gerekli yerlerde silahlı olarak da verilebilecek. Bankalara
hizmet verilebilecek. Türkiye'de bankalar ve şubelerinin sayısı ve
başlı başına cazip bir potansiyel oluşturuyor.
Sektördeki Türk şirketleri, hizmeti geliştirmek için başta ABD
olmak üzere yurt dışındaki büyük güvenlik şirketleriyle ortak
girişimler başlatabileceklerini söylüyorlar. Ancak bunun başalaması
da, büyük ölçüde yasanın çıkışına bağlı.
|