Kullanıcı
  Şifre
        
Üye Ol

    ANASAYFA         FİRMALAR         FİRMA ARAMA         HİZMETLERİMİZ         REKLAM         BİZ KİMİZ         İLETİŞİM    
 300.000 FİRMA KAYDI



 Üyelik Merkezi
 Ücretsiz Üyelik »
 Ticaret Merkezi
 Mal ve İş Talepleri
 Seri İlanlar
 İhaleler
 Fuar ve Etkinlikler
 Duyurular
 2. El Pazarı
 Kampanyalar
 Açık arttırmalar
 Üye Firmalar
 Genel
 Sektörler
 İller
 Vergi Takvimi
 Tarihte Bugün
 Yaşam Rehberi
 Ticari Bilgi Merkezi
 Hakkımızda
 Reklam
 Biz Kimiz
 İletişim
 Almanya Rehberi
 Konsolosluk
 Hastane ve Klinikler
 Askerlik
TURKADRES MİNİ ANKET

Siteyi Tavsiye Et
  Kimden :
  E-mail :

Bültene üye ol
  E-mail :




"Büro ev" ler Dönemi

Bilgi Çağı olanakları, çalışanlara evlerini büro gibi kullanma şansını tanıyor. Yazı dizimizin ilk bölümünde size bir büro evi ve bir büro ev çalışanını tanıtmayı düşündük.

Sabah Gazetesi'ndeki haberle Salih Memecan'ı örnek seçtik. Memecan New York'ta yaşarken Türkiye gündemini yakalayıp Sabah'a karikatür çiziyor. Hayatından da çok memnun.

"Dünya, İnternet'le birbirine bağlandıkça, iletişim ve teknoloji alanındaki profesyonellere olan ihtiyaç daha da artacak" diyor New York'taki Trends Araştırma Enstitüsü'nün Başkanı Gerard Celente. Ona göre, teknolojinin bu derece hızlı ilerlemesiyle, alışılagelmiş merkezi bürolar ortadan kalkacak ve 2000'lerde işyerleri, merkezi bürolarını satelit (uydu) ofislere dönüştürecekler.

Beş yıl içinde daha da gelişecek olan videolu telefonlar sayesinde, ekrandan konuştuğumuz kişiyle anında iş anlaşmaları yapılabileceğimiz için işyerlerinin seyahat masrafları büyük oranda düşecek. Birçok insan, bilgisayarı ve videofonuyla iş yapacağından, bir ofise ihtiyaç duymayacak; evde çalışacak. Böylelikle şehirlerin sabah ve akşam trafiği sorunu da çözülmüş olacak.

Bu yazı dizisini hazırlamaya başlarken, bir bölümü de işini evinden yapanlara yani "home office" olarak çalışanlara ayırmayı planlamıştım. Bu bölümde kimi ele alacağımı araştırıken, Sabah Gazetesi'ndeki bir haberden, ünlü karikatürist Salih Memecan'ın, yaklaşık 20 aydır karikatürlerini New York'taki evinden çizdiğini öğrendim... ve diyalog kurup bu yeni akımın Türkiye'deki öncülerinden biri olarak, home office sistemiyle ilgili düşüncelerini öğrendim.

16. Yüzyılda Roma'da yaşamak gibi

Sabah Gazetesi'ndeki haberde, Memecan'ın "New York'a, hayatımda değiştirebileceğim tek şeyin oturduğum yer olduğunu düşündüğüm için taşındım" dediğini okumuştum. Sorumu, "Özellikle New York'ta yaşamak mı istiyordunuz, yoksa bu değişikliği sadece daha üretken olabilmek adına mı yaptınız?" diye yöneltiyorum. Yanıtı çok ilginç bir yaşantıyı yansıtıyor:

"İlk olarak istediğim sadece bir değişiklik yapmak, başka bir ülkede yaşamaktı. Bu ülke neresi olabilir diye düşününce, aklıma dünyadaki gelişmeleri en yakından izleyen; pek çok gelişmenin merkezi olan New York geldi. Bu sanki 16. yüzyılda Roma'da yaşamayı istemek gibiydi..." diyor.

Olumlu yönleri daha ağır basmasına rağmen, "home office" şeklinde çalışmanın, kuşkusuz olumsuz yönleri de vardır. Bunlar nelerdir?" diye sorduğumda, Salih Bey, "Aslında gayet eğlenceli. İnsan kendini sürekli tatil yapıyormuş gibi hissediyor. Üstelik Türkiye'deki çalışmalarım oldukça yoğun. Sabah Gazetesine her gün düzenli olarak çiziyorum. Onun dışında ATV'deki "Sizinkiler", Aktüel ve Maydonoz dergilerindeki yayınlar var. Ara sıra New York Times için de çalışıyorum. Bu yoğun tempo içinde insanın kendisini tatilde gibi hissetmesi son derece keyifli. Bu arada çalışmadığım zamanlar da bana kalıyor.

Boş zamanlarımda yıllardır içimde kalan mimarlık özlemimi gideriyorum. Üniversitede mimarlık okumuştum. Ev restorasyonu çok ilgimi çekiyor. Kendi evimle ilgileniyorum. New York sokaklarında dolaşıyorum. Ama bu şekilde çalışmanın zaman zaman insana sıkıcı gelen yanları da var. İş ortamında, insanın iş arkadaşlarıyla çalışması bambaşka bir şey. Bazen de emekli olmuşum gibi geliyor. Emeklilik için de daha gencim."

Ailem çok destek oldu

"Dünyanın merkezi New York'ta yaşamanın, mesleki yaşantınıza getirdikleri neler?" dediğimde, şöyle diyor Memecan:

"Daha çok şey görmek... Sabahları New York Times okumak... Metropolitan Müzesi'nin yöneticilerinden tutun da, dünyanın en ünlü karikatüristlerine kadar her gün birbirinden ilginç insanlarla tanışmak... Tüm bunlar insanı daha üretken yapıyor."

Bu şekilde çalışmaya karar vermek, insanın bir anda tüm yaşantısının değişmesi anlamına geliyor. Bu arada oraya yerleşmeden önce birçok konuda ön hazırlık yapmak gerekiyor. Salih Memecan ve ailesinin New York'a yerleşmeden önceki tüm bu hazırlıklarını eşi Nursuna Hanım yapmış. İnternet aracılığıyla 15 gün önceden nerede kalacaklarından tutun da, çocukların hangi okullara gideceklerine kadar her şeyi o organize etmiş. Memecan ailesi üyelerinden hiç birinde, bu değişikliğe karşı bir direnme olmamış. "Ailem bana büyük destek oldu. Zaten eşim her şeyi ayarladı. Çocuklarım da nereye gidelim desem, gidecek cinsten" diyor Salih Bey gülerek.

Uzaktan bakmak daha eğlenceli

Salih Memecan, bildiğimiz gibi başka bir kıtada olmasına karşın, Türkiye'deki gündemi yakalayan karikatürler çiziyor her gün. Hatta kendisini ilk arayışımda "Şu an çok meşgulum, karikatürümü çiziyorum. Bir saat sonra arar mısınız?" demişti.

"Türkiye'deki hayata uzaktan bakmanın ve bu hayatın içinde olmanın farkı sizce nedir? Ve buradaki gündemi, bu kadar iyi yakalamak zor olmuyor mu?" diye soruyorum.

"Öncelikle Türkiye'ye uzaktan bakmak daha eğlenceli. Ama teknoloji o kadar gelişti ki kendimi Türkiye'ye pek de uzakmışım gibi hissetmiyorum. Uydu anten sayesinde tüm televizyon kanallarına, internet sayesinde de gazete ve radyolara kolaylıkla ulaşabiliyorum. 20 sene önce Amerika'da öğrenciyken ailemi ancak hafta da bir arayabiliyordum. Artık telefon da ucuzladı, her gün görüşebiliyorum." diyor.


İZMİR'DEN BİR ÖRNEK
"Evde çalışmak güzel ama TV'ye takılmamalısınız!"

Cumhur Coşkun evini büro gibi kullanıyor. Başlangıçta bu ona ters gelmiş ama sonra alışmış.

Cumhur Coşkun, İstanbul merkezli bir Amerikan firması olan MARDAV Yalıtım ve İnşaat Malzemeleri Şirketi'nin Ege Bölge Müdürü. Evini ofis olarak kullanıyor ama günleri daha çok bayi ziyaretleri ve otellerde geçiyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Metalürji Bölümü mezunu olan Cumhur Coşkun MARDAV'da 1.5 yıldır çalıştığını belirterek, iş modelini şöyle anlatıyor:

"Home office olayını Türkiye'ye Amerikan firmaları getirdi. Günümüzün rekabet koşullarında, satış ağırlıklı işlerde satıcının ofiste oturmaması, müşteriyle yüz yüze ilişkiler içinde olması gerekiyor. Böylece masraflar azaldığı gibi insanların pazarda daha aktif olmaları da sağlanıyor."

"Home office" sisteminin en önemli özelliklerinden biri herkesin bir anlamda kendi kendisinin patronu olması. Çünkü kişiyi, zamanı nasıl geçirdiği konusunda doğrudan kontrol eden kimse yok. Cumhur Coşkun bu konuda, "Bazen insan belli saatlerde işe gitmek, belli saatte çıkmak istiyor. Ben artık alıştım. Sabah traş olup işe gitmiyorum. Ama kendi kendimi disipline etmek zorundayım. Yoksa bazen ipin ucu kaçabiliyor. Örneğin biraz televizyon izleyeyim derken iki saat zaman kaybedebiliyorsunuz." diyor.

ONLİNE VİTRİN

GÜNÜN FİRMASI
Firma Adı
KÜÇÜKOĞLU MAKİNE İNŞ.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ
Ünvanı
LTD.ŞTİ
Sektör
İnşaat
Telefon
2323438325

Turkadres.com bir hizmetidir. © 1999 - 2008