-
Genel
olarak Hong Kong halkının sars salgını ile mücadeleye katılım
sağladığı ve Hong Kong’un ilgili kurumları tarafından yapılan
tavsiyelere uymakta olduğu gözlenmektedir.
-
SARS salgının
görülmeye başlandığı ilk günlerde konun ciddiyeti pek anlaşılmamış
ve Nisan ayı başına kadar fuar ve benzeri organizasyonların düzenlenmesine
devam edilmiştir. Ancak, Nisan ayında yapılması planlanan ve detayı
“Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz Fuar Programı” bölümünde verilen
fuarlar ve diğer benzer organizasyonlar ertlenmiş ya da iptal edilmiştir.
-
Hong
Kong’da uluslararası standardlarda çok sayıda sağlık merkezi
bulunmakta olup, mevcut SARS salgını ile mücadelede yeterli donanıma
sahipdir. Hong Kong’un küçük bir coğrafyada 7 milyon nüfusa
sahip olması söz konusu sağlık hizmetleri imkanlarının etkinkiğini
arttırmaktadır.
-
Hong
Kong’da 2003 yılı Mart ayı sonundan başlamak üzere Nisan ayı
boyunca eğitim kurumları geçiçi olarak tatil edilmiş ancak Mayıs
ayı başı itibariyle tekrardan açılmışlardır. SARS salgını
nedeni ile Nisan ayı başında eğitim ve öğrenime kapatılan ilk
ve orta öğrenim kurumu 800 okul 12 Mayıs 2003 Pazartesi günü
yeniden açılmıştır. Oğrencilerden gün boyu maske takmaları ve
okul öncesinde ateslerinin ölçülmesi ögrenci velileriden
istenmektedir. Yüksek ateş tespit edilen öğrenci okula alınmamakta
ve ateş ölçümlerine dair öğrenci velilerine dağıtılan çizelgeler
bölgesel sağlık merkezleri tarafından izlenmektedir.
-
Hastalığın
tespit edildiği apartman kompleksleri karantina altına alınmaktadır.
Apartman nüfusunun % 5 ve üstündeki kişinin SARS hastalığına
yakalandığı tespit edildiği takdirde tüm apartman en az 10 günlük
karantina süresünce izlenmektedir. Karantina altındaki apartman
sakinlerinin tüm ihtiyaçları Hong Kong Hükümetince karşılanmaktadır.
-
Hong Kong
Heng Seng Borsası işlemlerinin hemen hemen hepsinin Borsa binası dışında
internet vasıtasıyla yapılması çerçevesinde faaliyetlerine devam
etmiştir. Ancak, özellikle havayolları ve seyahat şirketleri
hisseleri başta olmak üzere Borsaya kote olmuş firma hisselerininin
değerlerinde düşüşler gözlenmiştir.
-
Hong
Kong’a gelen yabancı heyetlerin sayısında önemli düşüşler
olduğu ve toplantı, seminer, konferans ve benzeri organizasyonların
SARS salgının seyrinin izlenmesi amacıyla ilk aşamada 2 ay
(Haziran ayı ikinci yarısına kadar) ertelenmiştir.
-
Hong
Kong’dan yurtdışına seyahatlerde bir sınırlama getirilmemiş
olmasına rağmen uçak ile yolculuğun SARS salgınına yakalanma
riskinin yüksekliği nedeniyle Hong Kong halkı seyahat etmekden çekinmektedir.
-
Hong Kong
uluslararası havaalanında 14 Nisan 2003 Pazartesi gününden başlamak
üzere Hong Kong’dan ayrılan yolcuların ateş ölçümü yapılmakta
ve yüksek ateş tespit edilen kişilerin Hong Kong’dan ayrılmasına
müsaade edilmemektedir.
-
29 Mart
2003 tarihinde itibaren Hong Kong gümrük kapılarında kızılötesi
vucud ısısını ölçen tarayıcılar ile ülkeye giren yolcuların
SARS belirtileri gösterip göstermediği takip edilmeye başlanmıştır.
Bugün Hong Kong’a gelen tüm yolcuların bir sağlık beyannamesi
doldurup imzalanması istenmekte ve vucud ısıları ölçülmektedir.
Mayıs ayı sonuna kadar gümrük kapılarına yerleştirilen kızılötesi
vucud ısısı ölçer tarayıcıların sayısı 300 ulaşacaktır.
-
14 Nisan
2003 tarihinden başlamak üzere SARS hastaları ile yakın teması
olan Hong Kong’luların ülkeden ayrılması yasaklanmış ve bu çerçevede
37 kişi tespit edilmiş ve alıkonmuştur.
-
Bazı ülkeler
Hong Kong’dan gelen turistlere ve işadamlarına ve hatta öğrencilere
vize vermemektedir.
-
US Centers
for Disease Control and Prevention tarafından seyahat edilmemesi
tavsiye edilen ülkeler listesinden Singapur çıkarılmış ve Dünya
Sağlık Örgütü tarafından Vietnam’da hastalığın kontrol altına
alındığı açıklanmıştır. Ancak, adı geçen Amerikan kurumu
tarafından Amerikan vatandaşlarının çok gerekmedikçe Tayland’a
seyahat etmemeleri çağrısı yapılmıştır. Bu gelişmelere yanısıra
Dünya Sağlık Örğütü, Hong Kong’un da sözkonusu listeden çıkarılması
yönünde çalışmalara başlamış ve istenen kriterlerin önemli
ölçüde Hong Kong tarafından karşılandığı belirtilmiştir.
-
400.000
civarında yabancının yaşadığı Hong Kong’da, yabancı çalışanların
eş ve çoçuklarının Hong Kong’u terk ettiği, bazı başkonsolsolukların
personel azalttığı, mesai saatlerini kısalttığı veya benzeri
tedbirler aldığı gözlenmektedir.
-
Ancak,
yabancı firmaların bölgesel yönetim merkezleri ya da
temsilciliklerini kapatmadıkları ve faaliyetlerini sürdürdükleri
izlenmektedir. Bunun ile birlikte yabancı firmalar çalışan sayısında
azaltmaya gitmektedir.
-
Hong
Kong’da yerleşik Türk şirketleri ya da temsilciliklerininin Hong
Kong’dan geçiçi olarak ayrıldığı ve SARS salgının gidişatını
Hong Kong dışından izlemeyi tercih ettiği bilinmektedir. Ancak, diğer
ülke firmaları gibi ofis ya da temsilciliklerini kapatmadan çalışan
kişi sayısında azaltmaya gittikleri izlenmektedir.
-
Ram Pasific
Ltd. ve Şişecam Asia Ltd, sözkonusu eğilime örnek teşkil eden
iki firmamızdır.