|
| Üyelik Merkezi |
| Ücretsiz Üyelik » |
| Ticaret Merkezi |
| Mal ve İş Talepleri |
| Seri İlanlar |
| İhaleler |
| Fuar ve Etkinlikler |
| Duyurular |
| 2. El Pazarı |
| Kampanyalar |
| Açık arttırmalar |
| Üye Firmalar |
| Genel |
| Sektörler |
| İller |
| Vergi Takvimi |
| Tarihte Bugün |
| Yaşam Rehberi |
| Ticari Bilgi Merkezi |
| Hakkımızda |
| Reklam |
| Biz Kimiz |
| İletişim |
| Almanya Rehberi |
| Konsolosluk |
| Hastane ve Klinikler |
| Askerlik |
|
|
YAZMAK KAĞITLA KONUŞMAKTIR
Bir dili konuşabilen ya da okuyabilen her insan
yazabilir de. Yazı yazarken, vermek istediğiniz mesajı ağzınız
yerine eliniz aracılığıyla verirsiniz. Eğer büronuzun ya da oturma
odanızın mahremiyetinde yazıyorsanız, sözel olanı kadar canlı bir
yazılı iletişimi nasıl kurabilirsiniz? Bu bilinmezin anahtarı, iletişim
sözcüğünün kendisinde yatar.
Konuşma ile yazma arasındaki ilişki…
Konuşmaktan ya da yazmaktan söz etseniz, konu her zaman iletişimdir.
Yani her iki durumda da, düşüncelerinizi ya da duygularınızı dışa
vurmaktan ve başkalarına iletmekten söz edersiniz. Verdiğiniz mesajı
alacak kişinin sizin anlatmak istediklerinizi anlayabileceği, hissettiğiniz
ya da inandığınız şeyleri içeren bir mesaj göndermekten söz
edersiniz.
Konuşurken, bu anlamları sözcüklerle olduğu kadar yüz mimikleri, vücut
hareketleri ve ses tonunuzla da ifade edersiniz. Birisiyle yüz yüze konuşmanın
avantajları olsa da (iletişimi tamamlayan birçok karmaşık öğeyi
kullanabilme gibi) "saldırgan sözler" bağlamında insanlar
birbirlerini yanlış da anlayabilirler. Bu yüz yüze konuşma elemanlarını
birer birer kaldırdığınızda, telefon konuşmalarında olduğu gibi,
yanlış anlaşılma olasılığı artar. Ama diğer yandan, yanlış anlaşılmadan
kaçınma yolları da artar.
Söylediklerimiz sizin için pek yeni olmasa gerek. Karşınızdakiyle
birbirinizin gözünün içine baka baka konuşsanız da, bir konuda anlaşılamama
sorununu sık sık yaşamışsınızdır. Ve bu konuşma ne kadar heyecanlı
ve duygu yüklüyse, bu işleyişin gerçekleşmesi o kadar zorlaşır.
Hem sizin hem de karşınızdaki kişinin duyguları, değerleri,
gereksinimleri, arzuları, davranışları ve eğilimleri devreye girer.
Madalyonun diğer yüzü de, eğer konuşma hiçbir duygu tonu taşımazsa,
diğer insanın dikkatini çekecek ve sizin söylediklerinizi anlamaya çalışmasını
sağlayacak kadar ilgi çekici olmamasıdır. Karşımızdakine iletmeye
çalıştığımız her duygu ya da düşünce, bizim erken çocukluk döneminde
başlayıp günlük deneyimlerimizle gelişmiş kendi öznel anlamlarımızla
örtülmüştür.
How To Write Easily And Effectively, Donald H. Weiss
|
|
|
|