|
| Üyelik Merkezi |
| Ücretsiz Üyelik » |
| Ticaret Merkezi |
| Mal ve İş Talepleri |
| Seri İlanlar |
| İhaleler |
| Fuar ve Etkinlikler |
| Duyurular |
| 2. El Pazarı |
| Kampanyalar |
| Açık arttırmalar |
| Üye Firmalar |
| Genel |
| Sektörler |
| İller |
| Vergi Takvimi |
| Tarihte Bugün |
| Yaşam Rehberi |
| Ticari Bilgi Merkezi |
| Hakkımızda |
| Reklam |
| Biz Kimiz |
| İletişim |
| Almanya Rehberi |
| Konsolosluk |
| Hastane ve Klinikler |
| Askerlik |
|
|
Çağdaş Ofisler ve Yönetsel
Yapıları -1
Yeni ekonomi modeli, çağdaş organizasyon yapılarını
değiştirdiği gibi, iş yapma yöntemlerini de değiştirmektedir. Bugün
sanal organizasyonlar gelişmektedir. Doğal olarak "sanal ofis"ler
ve sanal iş yapma yöntemleri gelişiyor. Bugün "evden çalışma
devrimi" denilen, yeni bir iş yapma yöntemi ortaya çıkmaktadır.
İşler evlerde yapılınca bürolar kendiliğinden anlamsızlaşıyor ve
"ev büro"lar ortaya çıkıyor...
Yeni ekonomi modeli, çağdaş organizasyon yapılarını değiştirdiği
gibi, iş yapma yöntemlerini de değiştirmektedir. Bugün sanal
organizasyonlar gelişmektedir. Doğal olarak “sanal ofis”ler ve sanal
iş yapma yöntemleri gelişiyor. Bugün “evden çalışma devrimi”
denilen, yeni bir iş yapma yöntemi ortaya çıkmaktadır. İşler
evlerde yapılınca bürolar kendiliğinden anlamsızlaşıyor ve “ev büro”lar
ortaya çıkıyor. Bu süreç doğal olarak büro ve sekreterlik işlerinin
yönetsel yapısında köklü değişimlere neden oluyor. Ancak bir şeyin
önemi hiç azalmıyor, hatta gittikçe artıyor; o da mesleğini
profesyonelce sürdüren, yöneticinin verimli ve etkinliğinin temel
dinamiği olan sekreterlik mesleğinin.
“Sanal” kavramı ilk defa 1950’lerde bilgisayarlarda, “olmadığı
halde, varmış gibi kullanılan” “sanal bellek” kavramı ile gündeme
gelmiştir. Daha sonraki yıllarda ortaya atılan ve başında “sanal”
olan tüm kavramlarda, “gerçekte fiziki olarak var olmadığı halde,
etkisi olan” örgüt, işyeri ya da şirket karşılığı kullanılmıştır.
Sanal işyerinde, geleneksel örgütlerin “fiziki” sınırları
ortadan kalkmaktadır. Merkezdeki ofis, sanallık derecesine göre,
alabildiğine küçülmektedir; hatta merkez yok olmaya yüz tutmuştur.
Çalışanların sayılarında da önemli düzeyde azalma mevcuttur. Buna
karşılık, sanal şirket yapısı gereği mevcut kaynakları ile karşılaştırılamayacak
boyutlarda, geniş bir iş hacmine sahip olabilir. Örneğin Fin
elektronik şirketi Nokia gibi yılda yaklaşık 160 milyon dolarlık satış
yapan ve bu arada sadece beş çalışanı bulanan şirket türündeki yapılar
gelişiyor. Geleneksel yönetim anlayışında yönetim insan yönetimi şeklindeydi
ve bu nedenle yönetici ile diğer çalışanlar arasında koordinasyon görevi
sağlamak sekreterlerin temel görevi durumundaydı. Oysa bugünkü yönetim
anlayışı insanların değil, işlerin yönetimi şeklindedir. Bu
nedenle bilgi işi niteliğinde olan işlerde sekreterin başarısı,
bilgi işleme ve onu karar süreçlerinde kullanılacak bir biçime ulaştırma
yeteneği ile ölçülmektedir.
Sanal şirket modeli, geleneksel şirketin sınırlarını, yeniden tanımlıyor.
Taraflar arasındaki işbirliği, sınırların nerede başladığı,
nerede bittiği konusunda karar vermeyi güçleştiriyor. Sanal şirkette,
geleneksel bürokratik kurallar büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.
Hiyerarşik yapılar yataylaşmaktadır. Özellikle şirket içinde
intranet kullanımı her tür örgütsel engeli kolayca by pass
edebilmektedir.
Bilgi teknolojileri alanında yaşanan büyük gelişmeler, özellikle
karar organlarının işlerini büyük ölçüde kolaylaştırmış, onları
iş yerlerine bağımlılıktan kurtarmıştır. Bu sayede, yöneticilerin
sekreterleriyle, sekreterlerin de yöneticilerle herhangi bir zorluk ve
gecikme yaşanmadan, kolayca iletişim kurmaları, bilgi alışverişinde
bulunmaları mümkün olabilmektedir. Envanter denetimlerinden, stok
kontrollerine kadar birçok alanda haberleşme olanağı sağlayan bilgi
ve iletişim teknolojileri, yeni bir büro; veya bürosuz faaliyet yürütme
anlayışının gelişmesine neden olmaktadır. Bürosuz faaliyet yürütme
olanağı, bugünkü fonksiyonu ağırlıklı olarak bilgi işleyen
sekreterin önemini daha da artırmıştır.
Ünlü yönetim bilimci Peter Drucker, “fikir ve bilginin insanın olduğu
her yere ulaşabildiği bir dönemde, ofise gerçekte gerek yoktur. İkinci
dünya savaşı sonrası kenti, temelde bir ofis kenti idi” diyor.
Teknoloji, coğrafi bir değişim yaratıyor. Artık büyük şehirlerde
sabit bürolarda bulunmak zorunda değiliz. Son zamanlarda mobil büro
alanında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Şimdilerde dört tekerlekli
ofis kavramı sıkça kullanılmaya başlandı. Yöneticiler günlerinin
önemli bir kısmını araçlarda geçiriyor. Bugün bu araçlar, yöneticilerin
her türlü ihtiyaçlarını karşılayan tekerlekli ofisler olarak dizayn
ediliyor.
Bugün gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri ile birlikte, mobil bürolar
ve “yönetim göçebeleri sınıfı” oluşmaktadır. İş, hareket
halinde iken de yapılabilmektedir. Hareketli, çevik ve agresif
insanlardan oluşan bir sınıfın doğuşuna tanıklık ediyoruz. Yönetimin
karar organı olan yönetici sınıfının yaptığı iş yapma yöntemlerinde
söz konusu farklılaşmalar olurken, doğal olarak bu gelişmeler,
sekreterlik mesleğini büro ve klasik sekreterlik fonksiyonlarını
yerine getiren biri olmaktan uzaklaştırarak, onları daha çok işleri eşgüdümleyen
ve bilgi işleyip danışmanlık rolünü yerine getiren profesyonel çalışanlar
haline getirmektedir. Çağdaş organizasyonda sekreterler klasik anlamda
sekreterlik yapmaktan uzaklaşmıştır. Artık rakam dökümlerini
yeniden toplamak yerine bunların analiz edilmesine yardımcı oluyorlar.
Mektupları daktiloya çekme yerine araştırma işleri yapıyorlar.
Toplantı için gerekli hazırlıkları yapmak yerine konferansları düzenliyorlar.
Çağdaş organizasyonlarda iş yapma yöntemleri değişiyor ve değişimle
ilgili temel problem, değişimin herkesi bir gün mutlaka yakalayacağıdır.
On yıl önce, iş dünyasında bir çok profesyonel analizci ve tahminci,
iş yaşamında alıştığımız rutinlerin ve metotların radikal bir şekilde
değişeceğini söylüyordu. İngiltere “ev çalışanları”nın oluşturduğu
bir işgücü yapısı ortaya çıkarmaktadır. İnsanlar günlük koşuşturmacadan
kaçmak için iletişim teknolojisinin imkanlarını kullanıyorlar. İngiltere’de
yapılan en son resmi İşgücü Anketi’nin sonucuna göre toplam
255,000 ev çalışanı bulunuyor. Bu araştırmada “ev çalışanı”nın
tanımı, hem telefon hem de bilgisayar imkanlarını kullanan, işini
temel olarak evinden yürüten insanlar için kullanılmış. İşgücü
Anketi'nin istatistiki sonuçlarının biraz daha derinine inersek, karşımıza
çıkan resmin büyüdüğünü görürüz. Eğer evden çalışma kavramını
evini ofis olarak kullanıp seyahat eden çalışanları ve haftanın en
az bir günü evinden çalışan kişileri de kapsayan bir tanım için
kullanırsak, rakam 1.3 milyona fırlıyor. Bu rakamın kayda değer olduğunu
söyleyebiliriz, çünkü bu sayı İngiltere’nin toplam iş gücünün
yüzde dördünü oluşturuyor. İşlerin bu ölçüde evlerden yürütüldüğü
bir iş görme ortamında büro sekreterliği gibi sekreterlik türleri
bir nostaljiye dönüşüyor.
Yazar : Dr. Hasan Tutar
1 2
3
|
|
|
|