|
| Üyelik Merkezi |
| Ücretsiz Üyelik » |
| Ticaret Merkezi |
| Mal ve İş Talepleri |
| Seri İlanlar |
| İhaleler |
| Fuar ve Etkinlikler |
| Duyurular |
| 2. El Pazarı |
| Kampanyalar |
| Açık arttırmalar |
| Üye Firmalar |
| Genel |
| Sektörler |
| İller |
| Vergi Takvimi |
| Tarihte Bugün |
| Yaşam Rehberi |
| Ticari Bilgi Merkezi |
| Hakkımızda |
| Reklam |
| Biz Kimiz |
| İletişim |
| Almanya Rehberi |
| Konsolosluk |
| Hastane ve Klinikler |
| Askerlik |
|
|
Çağdaş Organizasyonlar ve Yönetsel
Yapıları
1970'lerde bugüne gelişen yönetim düşünce ve
yaklaşımlarını üç grupta ele alabiliriz. Bunlardan ilki yönetim
yaklaşımlarında post-modernizm, ikincisi yönetim ve organizasyon
konularına sosyolojik ve ekonomik açıdan bakan yaklaşım ve son olarak
da günümüzde globalleşme ve bilgi çağı çerçevesinde gelişen ve
popüler olan kavram uygulama ve yaklaşımlardır. ...
1970’lerde bugüne gelişen yönetim düşünce ve yaklaşımlarını
üç grupta ele alabiliriz. Bunlardan ilki yönetim yaklaşımlarında
post-modernizm, ikincisi yönetim ve organizasyon konularına sosyolojik
ve ekonomik açıdan bakan yaklaşım ve son olarak da günümüzde
globalleşme ve bilgi çağı çerçevesinde gelişen ve popüler olan
kavram uygulama ve yaklaşımlardır. Bilindiği gibi, sosyal bilimlerde
bir düşünce sistemi olarak post-modernizm yerleşmiş düşünce,
uygulama ve kalıplardan kurtulmayı hedefleyen bir bakış açısını
ifade etmektedir. Bu yaklaşım, yönetim ve organizasyon düşüncesinde
çok farklı anlayış ve uygulamaları ortaya çıkarmıştır. Söz
konusu uygulamalar, yöneticilik mesleğinde ve örgütün önemli bir
insan kaynağı fonksiyonu olan sekreterlik mesleğinin yönetsel yapısında
da farklılaşmalara neden olmaktadır. En başta çağdaş yönetim yaklaşımları,
sekreterlik mesleğinin emek işçiliğinden “bilgi işçiliği”ne doğru
evrilmesini sağlamıştır.
Günümüzde organizasyonlar fiziksel ve beşeri mimarilerini “yeni
ekonomi”nin koşullarına göre dizayn etmektedirler. 1980’lerin ortasından
itibaren uluslararası ekonomi alanında yaşanan gelişmeler, günümüzde
“Yeni ekonomi” (new economy) denilen kavramın ortaya çıkarmıştır.
Dünya ekonomisinin bugünkü yapısına bakıldığında, yeni ekonomi
kavramının sanal bir olgu olmadığı anlaşılmaktadır. Son on yılda
dünya ekonomisi ve ABD ekonomisindeki gelişmeler, yönetsel verimlilik
ve etkinlik, yeniden yapılanmaya yönelik baskılar gibi bir çok alanda,
yeni ekonominin geleneksel sistemleri kökünden değiştirdiği görülmektedir.
Temel değişim ekonominin sermaye yapısındadır. Örneğin yeni
ekonominin temel üretim faktörü yine sermayedir, ancak bu bildiğimiz
klasik üretim faktörü olan sermaye değildir. Yeni ekonominin temel
sermayesi entelektüel sermayedir ve bu sermayenin üreticisi bilgi işçileridir.
Kurumları bilgi işleyen yapılara ve burada önemli fonksiyonel roller
üstlenen sekreterleri de bilgi işçisine dönüştüren yeni ekonomi
modelidir.
Bugün çağdaş organizasyonların mimarisi, Taylorist yönetim anlayışına
göre örgütlenmiş organizasyon yapılarından önemli ölçüde farklılıklar
göstermektedir. Klasik dönemlerin insan faktörünü göz ardı eden ve
örgütü mekanik ve kapalı bir sistem olarak gören yönetim anlayışının
yerini, çağdaş organizasyonlar alıyor. Post-modern organizasyonlar
bilgi işleyen, insan kaynaklarının merkezi bir konumda olduğu açık
sistem tarzında örgütlenmiş yapılardır. “Bilgi”nin madde ve
enerjinin önüne geçerek, üretimin temel girdisi haline gelmesi,
organizasyonları gün geçtikçe “bilgi işleyen” yapılara dönüştürmektedir.
Eski sektörler ve organizasyon modelleri önemini, kârlılığını,
istihdam gücünü ve şeklini, üretim kapasitesini yavaş yavaş
yitirirken, yeni sektörler çığ gibi büyüyerek, ekonomik büyümenin
lokomotifi konumuna gelmektedirler. Bu nedenle sekreterlik mesleğini yeni
ekonominin gerektirdiği organizasyon yapıları ve insan kaynakları
yetenekleri açısından yeniden gözden geçirmek gerekmektedir.
Bilgi bugün en önemli kaynak, araç ve zenginlik, hatta yeni bir varoluş
tarzı haline gelince, doğal olarak tüm diğer kaynak, araç ve bunları
üretme yapılarını değişime uğratıyor. Karşımıza yeni nitelik ve
iş yapma tarzlarına nasıl yaklaşacağımıza, bilgiyi ve onun gerekli
kıldığı zihin işçisini nasıl yetiştireceğimize, yeni entelektüel
sermayeyi nasıl elde edeceğimize, çağdaş iş ve iş yapma tarzlarına
göre örgütsel ve yönetsel yapılarda ne tür değişime gideceğimize,
bir bütün olarak örgütleri ve büroları bu değişimi karşılayacak
biçimde nasıl yeniden yapılandıracağımıza dair onlarca soru ve
sorunla karşı karşıya kalmaktayız. Bu nedenle, genel olarak
organizasyon yapıları ve onların iş yapma yöntemleri ele alınmadan,
onların alt sistemleri olan büroların yönetimini ve büro işlerinin yönetsel
yapısını, dolayısıyla sekreterlik mesleğini ele almak yanlış olur.
Günümüzde teknolojik gelişmeyle vücut bulan, büyük ölçüde
dijitalleşmeye ve internete bağlı olan yeni ekonomi, tıpkı dominant
bir gen gibi eski ekonomiyi, yani eski organizmayı kuşatıp yavaş yavaş
yok ediyor. Yeni ekonominin dört temel özelliğinden söz etmek mümkündür;
bunlardan ilki dijitalleşme (internet ekonomisini, yoğun olarak da
elektronik ticareti bu kapsamda değerlendirebiliriz), ikinci olarak, araştırma
geliştirme faaliyetlerinin artması, üçüncü olarak, küreselleşme ve
küresel iş yöntemleri ve son olarak da, insan kaynakları profilinde yaşanan
radikal değişim Özellikle bu son faktör profesyonel sekreterliğin önemini
artırıyor. Söz konusu gelişmelerden her biri, üzerinde geniş araştırmalar
yapılması gereken konulardır; ancak ben burada konumuz açısından önemli
olan insan kaynakları profilindeki değişmeleri, post-modern
organizasyonlar ve profesyonel sekreterlik mesleği açısından değerlenmeye
çalışacağım.
Bir yöneticinin başarısızlığının pek çok kişi ve grubu
etkilemesi, yönetici geliştirmenin önemini artırıyor. Yönetsel başarıda
yöneticinin kendi bireysel gelişimi önemlidir; ancak en az bunun kadar
önemli olan bir başka konu da yöneticinin etkinliğinde rolü olan yönetici
sekreterliği mesleğinin geliştirilmesi, mesleki standartlarının
“yeni ekonomi” koşullarına göre yeniden belirlenmesidir.
Yirminci yüzyıl başlarında ortaya çıkan ve yüzyılın ekonomik yaşamına
damgasını vuran dev şirketler ve onların yönetim anlayışı tarihe
karıştı. Fortune dergisinin ilk kez 1954 yılında yayımladığı en büyük
500 şirket listesinde yer alan şirketlerin üçte ikisi bu listenin kırkıncı
yıldönümünde ortadan kalkmış durumdadır. Günümüzde yeni
organizasyon modelleri arayışı başlamıştır. Çalışmalar daha çok
bürokratik yapıları ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu yapılar, bazı
faaliyetler için uygun olabilir; ama bugün artık organizasyonlar
fabrika bacaları çağında oluşup, yerleşmiş bulunan merkezi bürokrasilerden
sıyrılıyor. Günümüzün çağdaş organizasyonları, hızlı değişim
sürecinde daha esnek bir yapı, açık, yatay, otonom ve devamlı öğrenen
organizasyonlar olarak gelişiyor. Bu tür örgütler değişimi karşılamada
yeterli olmayan klasik, otoriter, merkezi ve kapalı örgüt modellerine
üstünlük sağlıyor. Bu nedenle örgütlerde “esnek işgücü”,
“bilgi işçileri” gibi kavramlar yaygınlaşıyor ve geleneksel emeğin
üreticisi personelin yerini insan kaynakları alıyor. Yönetsel ve örgütsel
faaliyetlerin etkin biçimde yerine getirilmesinde karar organlarına yakınlığı
bakımından yönetici asistanlarının önemi iyice artıyor.
Yazar: Dr. Hasan Tutar
|
|
|
|