|
| Üyelik Merkezi |
| Ücretsiz Üyelik » |
| Ticaret Merkezi |
| Mal ve İş Talepleri |
| Seri İlanlar |
| İhaleler |
| Fuar ve Etkinlikler |
| Duyurular |
| 2. El Pazarı |
| Kampanyalar |
| Açık arttırmalar |
| Üye Firmalar |
| Genel |
| Sektörler |
| İller |
| Vergi Takvimi |
| Tarihte Bugün |
| Yaşam Rehberi |
| Ticari Bilgi Merkezi |
| Hakkımızda |
| Reklam |
| Biz Kimiz |
| İletişim |
| Almanya Rehberi |
| Konsolosluk |
| Hastane ve Klinikler |
| Askerlik |
|
|
Anlamak mı , dinlemek mi?
Bir insanla ya da bir iş arkadaşınızla nasıl
iletişim kurarsınız? Sözlü iletişim deyince hepimizin aklına ilk önce
"anlatmak, söylemek istediklerimizi ifade edebilmek" gelir.
Oysa iletişim karşılıklı olarak bir mesajın aktarılması ve karşıdan
gelen mesajın alınmasıdır. Ve çoğumuzun yaptığı en büyük hata
iletişimin en önemli öğesini atlamak; yani karşımızdakini
dinlememektir...
İletişimin öğelerini incelerken, alıcıdan sonraki gelişmeyi de gözardı
etmemeliyiz. Bu "geri bildirim" (feed-back) dir. Her mesaj alış-verişinde
kaynak, mesajı ilettikten sonra geri bildirimi takip etmek durumundadır.
Aksi takdirde mesajın yerine ulaşıp ulaşmadığını bilemez.
Bu hataya en çok iş hayatında rastlarız. Daha doğrusu bu hata iş
hayatında büyük problemlere yol açtığı için gerçekten
"hata" olarak değerlendirilir.
İletişimi
oluşturan vazgeçilmezler
Kaynak İletmek istediği bir bilgi, bir söz, bir mesajı
olan kişi veya kişiler. Diğer bir ifadeyle mesajın çıktığı
yer.
Bilgi Anlatılmak, iletilmek istenen şey.
Kanal Kaynaktan çıkan bir bilgi, mutlaka alıcının
anlayacağı bir araçla iletilmek zorundadır. (Yazılı, sözlü
veya beden dili kullanılarak yapılabilir. Asıl kanal kısaca beş
duyu organımız diyebiliriz.)
Alıcı Mesajın ulaştığı noktadır. |
Santral operatörü arkadaşa bir not iletmemiz gerek; "Yöneticim, X
Bey ile görüşmek istemiyor, ben bir saat yerimde olmayacağım, X Bey
ararsa sen ilgilenir misin?"
Burada kaynak biziz. Çünkü iletmek istediğimiz bir mesaj, bir bilgi
var. Alıcı ise santral operatörü.
Kullandığımız kanal sözlü iletişim. Hatta alıcıya mesajı anlatırken
destekleyici beden dili hareketlerini de kullandık. Tamam. İşimiz bitti
mi? Hayır, kesinlikle hayır. Yani sadece mesajı ilettik, bu iş tamam
demek yanlış. Alıcının (santral operatörünün) söylediklerimizi
anlayıp anlamadığını öğrenmemiz lazım. Tabi bunun için
"anladın mı, hadi tekrar et bakalım" gibi bir soru soramayız.
Eğer alıcı kişiyi dikkatle incelersek, bizi gerçekten dinleyip
dinlemediğini ya da anlayıp anlamadığını beden dili hareketlerinden
öğrenebiliriz. Elindeki tüm işleri bırakıp, telefondakileri bir-iki
saniye için bekletiyor bize kulak veriyorsa, mesajımız alıcıya ulaşıyor
demektir.
Dinleyenin ruh halini gözardı etmeyin…
Her şeyden önce mesajı verirken alıcının bulunduğu ortamı, hatta
ruh halini düşünmemiz gerekli. Yani en uygun zamanda mesaj iletilmeli;
santralde bir kaç hat birden çalıyor ve görevli kişi aynı anda
hepsine birden cevap vermek durumunda, bir-ikisini bekletirken bir yandan
da telefonda kendisine bir şeyler yazdırılıyor not alıyor, bu arada
başında bir ziyaretçi ona randevusuyla ilgili bilgi verip bir şeyler
istiyor....
Böyle bir durumda, en uygun başka bir kanalla yani başka bir yöntemle
bilgi aktarılmasıdır. Ya o kişinin başının rahatlayacağı dakika
beklenip anlatılmalı ya da sonradan okuyacağı bir not –görebileceği
bir yere- bırakılmalıdır.
Yazan: Handan Kaylan
|
|
|
|